Tarz2
21.03.2018 14:28:12
Hepimizin bildiği üzere, tüketim toplumunda yaşadığımız bir gerçek. Fakat bu gerçekle ne kadar yüzleşebiliyoruz, bu gerçeğin hayatımıza olumlu ya da olumsuz anlamda neler getirdiğini ne kadar göz önünde bulunduruyoruz, tartışılır.

  • Cumartesi 40 ° / 23 ° Güneşli
  • Pazar 37 ° / 22 ° Güneşli
  • Pazartesi 37 ° / 20 ° Güneşli

Minimalist Hayat Tarzı

Mutlak bir huzur ve de sadelik arayışının en moda konseptlerinden olan Minimalist Hayat Tarzı

Minimalist Hayat Tarzı

   Mutlak bir huzur ve de sadelik arayışının en moda konseptlerinden olan, günlük yaşama, sanat tasarımlarından terapilere, mimariye kadar oldukça geniş bir alanda karşımıza çıkan ve artık adını sıkça duyduğumuz yaşam tarzlarından biri de minimalist yaşam tarzıdır. Her ne kadar yeni yaşam anlayışı tarzında sunuluyor olsa da kökleri ilk medeniyetlere kadar uzanmaktadır. Bakıldığında Uzak Doğu´dan Eski Yunan´a birçok yaşam felsefesinin temelinde minimalizm yatmaktadır. Bu felsefe temelinde abartıdan uzak, sade, zehirli hırs ve de kibirlerden uzak bir yaşam tarzıdır. İhtiyaçların yerine arzuların hayatımıza yön verdiği zamanımızda sürekli olarak moda trendleri yenilenmekte ve insanlar da buna ayak uydurmaya çalışmaktadır. İnsanlara anca bu trendleri yakaladıklarında uyumlu olabilecekleri düşüncesi aşılanmaktadır. Birçok dizi ve reklam bu gibi mesajları insanların beynine işlemektedir. Bu da fazla bir tüketime sebep olmaktadır. Bu da insanlar da her ne kadar sebebi bu değilmiş gibi görünse de negatif enerjiye sebep olmaktadır. Çünkü bu nedenle insan kendi doğasından da uzaklaşmaktadır.

 Hayatlarımıza fazla olarak dahil etmiş olduğumuz her şey aslında ruhumuza da fazlalık olmaktadır. Bu da bizi özümüzden uzaklaştırır. İnsanlar eşyaya değil de eşyalar insana sahip olmaya başlar. Bu gibi şeyler birçok filme de konu olmuştur. Fight Club filmindeki karakter Tyler Durden “Sahip olduğun her şey, en sonunda gün gelir sana sahip olur,ancak, her şeyini kaybettikten sonra, her şeyi yapmakta özgürsün.” Diyerek aslında bu yaşam tarzını da özetlemiş olur.

  Minimalizm özellikle Japon yaşam tarzıyla uyumludur. Bu da minimalizmin Japon meditasyonu ile birlikte anılmasına da sebep olmaktadır. Bu konuda birçok insanın ismi geçmektedir. Fakat JoshuaFieldsMillburn ve RyanNicodemus bu konunun öncülerindendir. Bu ikili, minimalizmi tam olarak yaşamakla birlikte bu fikri anlamaya çalışan insanlar için de yazılar yazmakta, makaleler yayınlamakta, filmler ve belgeseller çekmektedir. 

   Minimalizm insanın hayatını çevresiyle bir bütün şeklinde ele almaktadır. Bu tarzı benimseyerek artık daha sağlıklı olan bir beden, çevre ve zihin anlayışına da adım atarız. Bu tarz, ruhumuzu esir altına alarak kişiliğimizi doğallıktan uzaklaştıran şeylerden de kurtarmanın yanında bizleri yaşamı dingin olan bir sosyal barışa kavuşturur. Less is more, simple is better. Az daha çoktur, basit daha iyidir sözleri aslında minimalizmi anlatabilecek en iyi sözlerdendir. Minimalizmin benimsediği en önemli olan ilkelerden biri hayatımızda mutluluk ve huzura eşyalarla değil de anı yaşayarak ve unutulmaz hayat deneyimlerine sahip olarak ulaşabildiğimizdir. Yine minimalist yaşama göre herhangi bir şeye sahip olmak bizleri sadece anlık olarak mutlu edebilmektedir. Sonrasında ise büyük bir mutsuzluk vermekte ve bizleri tüketimsel bağlılığa itmektedir. Kalıcı mutluluğa ancak kendi değer ve fikirlerimize sahip çıkarak, karmaşık ve bizi geren ortamlardan uzak durarak ulaşabiliriz. Her eşya aynı zamanda yeni sorumluluklar da demektir. Kendimize şöyle bir baktığımızda bizi mutlu etmiş olan anlarımızın çok azının eşyalar sayesinde olduğunu görürüz. Kişiler hayatında gerçek manada sadece kendisine değer katacak olan eşya ve etkinliklere yer açmadığı takdirde minimalizmin vaat ettiği güzelliklere ulaşması mümkün olmayacaktır.